Babam, herhangi bir öğrenimi olmayan biriydi.Açıkcası, okuma-yazması bile yoktu.Tek bildiği iş, demircilikti.Sabahtan akşama kadar atölyesinden çıkmaz, kızgın fırının önünde örsün başında demir döverdi.
Üniversiteyi bitirdiğim gün, diploma törenime annem ve altı kardeşim geldileri halde, babam işinin başından ayrılamayacağını söyleyerek gelmemişti.Doğrusu benimle iftihar mı ediyordu yoksa kıskanıyor muydu;anlayamadm.
Tören dönüşü annem ve kardeşlerimle birlikte neşe içinde babamın atölyesine uğradık.Babam her zamanki gibi önlüğü üzerinde, demir dökmekteydi.Bizi görünce çekici elinden bıraktı.Annem sevinçle:
”OÄŸlumuz okulun iftihar listesine girdi!”dedi.
Babam ise hiç duymamış gibi yüzüme bile bakmadan:
”Madem okulun bitti, artık iÅŸe baÅŸlaman gerekir.Hadi ÅŸu ocağı temizleyiver!”dedi.
Annem karşı çıkar gibi olduysa da, babamı bilirdim.Kolay kolay kızmazdı ama, işi konusunda çok ciddiydi.Eğer ocak temizlenecekse, gerçekten temizlenmesi gerektiği içindi.
Tören cübbemi çıkararak işe koyuldum.Fazla uzun süren bir iş değildi, zaman zaman yaptığım için tecrübeli de sayılırdım.
Yarım saat içinde işim bitti.Annem ve kardeşlerimle birlikte babama elveda diyerek evin yolunu tutduk.
Annem olanlara çok üzülmüş ve bir anlam verememişti.Yol boyunca ağladı.Hatta, ağlaması akşam yemeğine kadar sürdü.
Hava karardıkdan kısa bir süre sonra babam geldi.Sofra kurulmuş, kendisini beklemekteydik.Annem onu görünce bütün gün biriktirdiği öfkesini bir anda çıkarırcasına söylenmeye başladı.Babama bu yaptığının hem kabalık, hem de düşüncesizlik olduğunu; sevgili oğlunun mezuniyet törenine gelmemesi yetmezmiş gibi ona ocağı temizletmesinin akıl alacak birşey olmadığını söyledi.
Babam ise sanki onu hiç duymamış gibi sofraya oturdu ve bana dönerek şunları söyledi:
”Bugün iyi iÅŸ gördün.Sayende az da olsa kar ettik.Sen bir edebiyatçı olmak istiyorsun.Yani esnaflıktan hoÅŸlanmıyorsun.Fakat ÅŸunu bil ki, büyük bir ÅŸair de olsan, paranın nasıl kazanıldığını iyice anlaman gerekir.Ben isteseydim iki-üç dolar verip o fırını baÅŸkalarına da temizletebilirim.Bu iÅŸi sana yaptırmamın, hele böyle mezun olduÄŸun bir günde senden bunu istememin tek sebebi war:Sevgili oÄŸlumun, üniversite okudu diye burnu büyüyen o gururlu insanlardan olup olmadığını kendi gözlerimle görmek istedim.Ve öyle biri olmadığını görmek, beni elindeki diplomadan daha çok sevindirdi.”
Sözlerini bitirdikten sonra, babam ayağa kalkıp beni sımsıkı kucakladı.Ağlamamak için kendini zor tuttuğunu anlayabiliyordum.
Sonra da, bana beyaz bir zarf uzattı.gözucuyla baktığımda gördüm ki,içinde epeyce para vardı.
        Charles H. Leach