(Amerika’nın) Missouri eyaletin St. Petersburg kasabasında yaşayan Tom Sawyer’ın başlıca özelliği yaramazlıktır ve mektepten de hiç hoşlanmaz. Bir gün mektepten kaçar ve dürüst kardeşi Sid, teyzeleri Polly’ye söyler. Tom, bahçeyi çevreleyen çiti badanalamağa mahkum edilir. Ve gerçekten hoş bir olmamasına rağmen, zevklenmiş görünür. Kısa bir zaman sonra, arkadaşlarından bazıları, ona yardım etmek isterler. Tom kendisine para ödedikleri taktirde, bu işi yapabileceklerini söyler ve böylece, kasabadaki çocukların en zengini olur.
Tom bir sürü zorluklarla karşılaşır, haşarılık yapar. İncil’den parçalar ezberleyene, özel sarı bilet verilir, fakat Tom, bu biletleri başka yollarla toplar. Bu konudaki bilgisi öğrenilmek istendiği zaman, Hristiyanlığın ilk iki mümininin kim olduğu sorulur ve Tom << Davud ve Goliat>> der. (Yanlıştır.) Kilisede konuşan papazı dinlerken uykusu gelir; yanındaki küçük bir kutu içinde taşıdığı keneyi kilisenin kapısındaki bir köpeğe kor ve hayvanı kiliseye salar. Kasabaya yeni gelmiş şık ve kibar bir çocuğu kavgaya davet eder ve döver.
Kasabaya yeni gelen, sarı saçlı ve mavi gözlü Backy Thatcher de Tom’u heyecanlandırır. Öğretmeninin kendisini dövmesini dahi göze alarak Tom, sınıfta kızın yanına oturur. Derhal çalışmaya koyulan Tom, kızı sevdiğini söyler ve onu da aynı şeyi söylemeye zorlar ve kızın nişanlısı olur. Fakat bir gün, istemeyerek daha önce başka biriyle nişanlandığını söyleyince, kız kendisini terk eder ve Tom, kendi kendisine acıyarak ve kızgınlık duyarak ayrılır.
Tom, mektebe gitmektense, arkadaşlarıyla Robin Hood, hırsız – polis, harp oyunları, korsanlık ve bu tür diğer oyunlar oynamayı ve maceraları daha fazla sever. Fakat bir macera, meş’um netice verir. Teyzesi Polly ve Sid’i atlatarak, üstü başı yırtık pırtık Huck Finn adlı çocuk ile, mezarlığa gider. Hayatta iken kötü bir insan olarak tanınan birinin mezarı başına gittikten sonra, şeytanın görünmesini bekleyecekler ve bir kedi leşini (kedi leşini Huck bulur) onun üzerine fırlatarak, diyecekler ki: << Şeytan ölüleri takip eder, kedi şeytanı takip eder, siğil de kediyi takip eder. İşte böyle hakkından gelirim!>> Çocuklar, mamafih, şeytanla değil, üç mezar soyguncusu ile karşılaşırlar: genç Dr. Robinson, kötü niyetli bir melez olan İnjun Joe, ve kasabanın ayyaşı Muff Potter. Çocuklar, derhal gizlenir ve onların ne yaptıklarını gözetlerler. İnjun Joe, daha fazla para ister, ardından Muff Potter de aynı istekte bulunur ve Dr Robinson, onların bu talepleri reddeder. Doktor, bir yumrukla Muff’u devirir. Gazaba gelen İnjun Joe, bıçağını doktora indirir ve hala kendine gelemeyen Muff’un eline tutuşturur. Muff, kendisine gelince, doktorun üzerine atıldığını ve onu bıçakladığına Muff’u inandırır. Fakat Joe, büyük bir cömertlikle, bunu kimseye söylemeyeceğine söz verir. Dehşete kapılan çocuklar kaçarlar ve kan üzerine yemin ederek, gördüklerini kimseye anlatmamağa yemin ederler. Aksi taktirde, İnjun Joe’nin kendilerinden öç alacağına emindirler.
Tom ve Huck, meseleyi unutmağa çalışırlar; hatta Muff tevkif edildiği zaman dahi sessiz kalırlar. Bu arada, diğer maceraları da bu konuda onlara yarımcı olur. Halası Polly’nin kaprislerine dayanamayan Tom, Huck ve Joe Harper ile birlikte, civardaki Jackson Adasına kaçar. Çocuklar, burada gayet iyi vakit geçirirler; avlanırlar, yüzerler ve tütün içmesini öğrenirler. Bu arada, kayıklarla kendi cesetlerinin arandığını görürler! Ailelernin üzüldüğünü ve endişelendiğini düşünerek dönmeğe karar verirler. Üstelik, canları da sıkılmağa başlamıştır. Tom, geceleyin kasabaya yüzerek gider ve durumu araştırır. Halası Polly’nin ve Bn. Harper’in ağlaştıklarını görür. Herkes, Tom ve Joe’dan gayet iyi sözlerle bahseder. Tom kendisi ve arkadaşları için, Pazar günü kilisede tören düzenleneceğini öğrenince, bir ara, meydana çıkmak, ölmediğini göstermek ister. Pazar günü, cemaatin ağlaştığı ve papazın konuşmasının en heycanlı yerinde Tom, Joe ve Huck, kiliseden içeri girerler ve göz yaşları ve sevinç çığlıkları arasında yakınları ile kucaklaşırlar.
Tom ve sarı saçlı, mavi gözlü kız Becky de barışır. St. Petersburg’daki hayat, Muff Potter’in yargılanmasına kadar devam eder. Bütün deliller onun aleyhinedir; Mahkum olacağı kesindir. Ardından Tom, şahit olarak mahkemede görünür. Cesur bir şekilde İnjun Joe’nun doktoru öldürdüğünü ve suçu Muff’a yüklediğini anlatır. İnjun Joe, pencereden atlar ve kaçar. Muff serbest bırakılır, Tom da kahraman olur.
Fakat Tom’un tekrar canı sıkılır. Huck ile birlikte define aramaya karar verirler. (Kısa bir zaman öncesine kadar, eşkiyalar, St. Petersburg civarında dolaşmaktaydılar.) Bazı yerleri kazar netice alamazlar. Kazma – kürekleri, cinlerin ziyaret ettiği söylenen bir eve götürürler. Evin üst katını araştırırlarken, bir takım ses işitirler ve budak deliklerinden bastıkları zaman, üstü başı berbat bir yaratık ve bir İspanyol görürler. İspanyol İnjun Joe’dur, 650 doları gömmeye gelmiştir. Joe, parayı gömmek için toprağı kazarken, içinde birkaç bin altın para bulunan bir sandık bulur. Bu, muhtemelen eşkiyaların hazineleridir. Fakat Joe şüphelenir. Hazineyi götürmek ister, arkadaşına der ki: << Numara İki, haçın altında.>>
Çocuklar, sahte İspanyolu ve arkadaşını takip etmeye karar verirler. Nihayet, İnjun Joe’yı, bir meyhanede sarhoş durumda bulurlar. Tom, Becky ve arkadaşlarının tertipledikleri pikniğe katılacağından Huck, nöbetçi durmağa ve İnjun Joe’yi hazine yolunda takip etmeğe karar verir. Bir gece, o ve arkadaşı yola çıkarlar ve Huck da peşlerinden gider. Gizlendikleri yerden, onların Dul Bayan Douglas’ı soymayı ve bıçaklamayı planladıklarını duyar. İnjun Joe, kadının müteveffa kocasına kızgınlık besler. Dehşete düşmesine rağmen Huck, köyden yardım ister. Eşkiyalar kaçarlar.
Bu arada, piknikte, Becky ve Tom bir mağaraya girer ve ötekilerden ayrılırlar. Üç gün, kapkara mağarada yemek yemeden kalırlar. Tom, bir gün, mum tutan bir el görür. İnjun Joe, saklanmağa çalışmaktadır. Talih burada yardım eder; İnjun Joe Tom’un kim olduğunu bilmez ve kaçar. Tom, nihayet, bir ışık ışını görür. Becky ile birlikte, ışını takip eder ve mağaradan çıkarak, sevinç içinde aileleriyle kucaklaşırlar. Bu tür hadiselere meydan vermemek için, Becky’nin babası, mağarayı kapatır. İnjun Joe içeride kalır. Tom, Huck’a hazinenin mutlaka içeride bulunduğunu söyler. Beraberce, Tom ve Becky’nin girdiği yerden mağaraya girerler ve içerideki hücrelerden birinde, mum isi ile çizilmiş bir haç ve altında da hazineyi bulurlar.
Tom ve Huck, altın paraları küçük torbalar içinde St. Petersburg’a götürürler. Yolda, Dul Douglas’ı ziyaret ederler ve kadın kendilerini içeri davet eder. Huck’un kahramanlığının, kadını nasıl kurtardığı anlatılır ve Tom da hazineyi gösterir. Çocuklara şimdi günde bir dolar verilecektir. Fakat Huck –ki dul kadın kendisini evlatlık edinmiş, medeni bir tarzda giyindirmiş, mektebe ve kiliseye göndermiş olmasına rağmen memnun değildir. Kadının yanından ayrılır. Ancak Tom, ona, bir eşkıya grubu teşkil edeceğini ve kendisini de yanına alacağını söyleyerek ikna eder ve çocuk istemeye istemeye kadının yanına döner.
Mark TWAİN